Viking uydusu tarafından görüntülenen Cydonia’daki oluşum gerçekten de başlık takmış bir insan yüzüne benziyordu. Bu başlık bazı araştırmacılar tarafından Mısır ve Maya krallarının giydiği başlıklara benzetilmişti. Bu insan resminin yüz kısmının pürüzsüz olması bu kişinin ya genç bir erkek ya da bir kadın olduğunu düşündürüyordu.
Araştırmacı Richard Hoagland’a göre, Cydonia’daki bu androjen yüzün başındaki, süslü bir aslan yelesiydi. Yüzün bilgisayarda netleştirilmiş fotoğrafları incelendiğinde karanlıkta kalan kısım bir aslanın yüzünü andırıyordu.
Bazı araştırmacılar ise Yüz’ün Giza’daki sfenkslerin yüzüne benzediği söylemekteydiler. Hata bazı çevreler onun Turin’in kefenindeki yüz resmini andırdığını iddia ediyorlardı.
Peki ya Yüz’ün, Giza’daki muhteşem yapıların mimarı varlıklar tarafından inşa edildiği teorisi? Dünya üzerinde Mars’taki Yüz’e benzer şekilde inşa edilmiş antik bir anıt var mıydı? Öncelikle, Yüz çok büyük bir oluşumdu; yaklaşık 2.370 metre uzunluğunda, 1.900 metre genişliğinde ve 480 metre yüksekliğindeydi. Giza’daki Büyük Piramitle karşılaştırıldığında ne kadar büyük olduğu daha iyi anlaşılıyordu; Büyük Piramit’in taban uzunluğu yalnızca 226 metreydi. Dünya üzerinde ölçüsel olarak Mars’taki Yüz’e en çok benzeyen oluşumlar Peru’daki Nazca düzlüklerinde görülen esrarengiz şekillerdi. Geniş Nazca düzlükleri üzerinde bulunan bu figürler o kadar büyüktü ki tam anlamıyla ancak havadan gözlemlenebiliyorlardı. Fakat yine de, Mars’taki yüz bu figürlerden çok daha büyüktü ve üç boyutlu bir oluşumdu.
Eğer Yüz gerçekse, Marslılar için iki yönden anlam taşıyor olabilirdi. Birincisi, Marslılar bu oluşumu havadan görme yetisine sahiplerse ve bu ırk hem Dünya’da hem de Mars’ta yaşamış bir ırksa, iki gezegen arasında uçuşlar düzenliyor ve Yüz’ü bir uçuş kulesi olarak kullanıyor olabilirlerdi. Bir diğer olasılık, Marslıların Yüz’ü, uzaydan ya da Viking gibi bir ziyaretçi uydu tarafından görülebilmesi için kasıtlı olarak inşa etmiş olmaları ihtimaliydi. Belki Yüz’ü dikkat çekici bir sinyal olarak kullanıyorlar ve bu sayede dünyalı kardeşlerine uzayda yalnız olmadıklarını anlatıyorlardı.
Carlotto, McDaniel ve Richard C. Hoagland gibi araştırmacılar komşumuz Mars’ta bulunan yüz, piramitler ve diğer esrarengiz oluşumlar üzerinde incelemeler yaparken ve ısrarla bunların zeki yaşam formları tarafından yapıldığına işaret ederken; çoğu bilim adamı bu tartışmaları görmezlikten gelmiş ve Mars’ı ziyaret edecek yeni bir uzay aracı üzerindeki çalışmalarına devam etmişlerdir.
1998 yılının bahar aylarında yeni uydu Mars Global Surveyor (MGS) Kırmızı Gezegen’e ulaşacak ve çözünülürlüğü Viking’inkinden çok daha fazla olan araçlarla Mars’ın detaylı bir haritasını çıkaracaktı. Yüz’ün gerçekliğine inananlar, bu sayede Yüz’ün ve piramitlerin gerçekten de yapay yapılar olduğuna dair daha fazla kanıt elde edileceğini düşünerek heyecanlanıyorladı. Fakat, bu sırada NASA tarafından alınan karar pek çok kişiyi şoka uğrattı: Global Surveyor’ın haritalandırma görevini sınırlandırılmıştı; NASA, en azından o an için, Cydonia’daki oluşumların yeni görüntülerini almak niyetinde değildi.
Peki neden? Uzay ajansımız nasıl olur da insanlık tarihinin en önemli keşfi olabilecek bu olayı kasıtlı olarak görmezden gelebilirdi? En azından, Yüz’ün zeki yaşam formları tarafından inşa edilmiş bir yapı olduğu yönündeki iddiaları çürütmek için Cydonia’yı yeniden görüntülemeliydiler. NASA’daki bilim adamları bu sorulara, Cydonia’nın araştırmalarında öncelik taşımadığını söyleyerek cevap verdiler. Cydonia’daki oluşumların yapay olduğu düşüncesini ciddiye almıyorladı; onlar için Mars üzerinde jeolojik açıdan Cydonia’dan daha çok önem taşıyan bölgeler vardı.
Fakat NASA, bu kararı yüzünden halkın geniş protestosuyla karşılaşacaktı. Pek çok kişiye göre, NASA’nın bu yaklaşımı birşeyler gizlediğini göstermekteydi. Halkın yoğun baskısı, NASA’nın bu konuda yumuşamasını ve Cydonia bölgesini yeniden görüntülemeye karar vermesini sağladı.
Nisan 1998’de MGS, Cydonia bölgesinin Yüz’ü ve piramitlerden birini içine alan kısmını yeniden görüntüledi. Internet üzerinden de yayınlanan bu görüntüler, bu yapıların jeolojik süreçler sonucu oluşmuş katmanlardan çok mimari yapılara benzediklerini ortaya koymuştur.
Sonuçta NASA, istemeyerek de olsa, bize Mars’ta yaşamış bir uygarlığa ilişkin kanıtlar sunmuştur. Bu kanıtlar, Richard Hoagland gibi teorisyenler tarafından tüm yönleriyle tartışılmış; Mars ve Mars’ta yaşam üzerine yeni teoriler üretilmiştir. Yüz, piramitler ve şehir kompleksi gibi yapay görünümlü oluşumların bulunduğu Cydonia bölgesinin jeolojik yapısı üzerindeki incelemeler, bu bölgenin eskiden sığ bir içdenizle kaplı olduğunu ve bu denizin şehrin sınırlarına kadar uzandığı ortaya çıkarmıştır. Yüz’ün bilgisayarda netleştirilen fotoğraflarında gözbebekleri, ağız içindeki dişler gibi şaşırtıcı detaylar göze çarpmıştır. Beş kenarlı piramit detaylı olarak incelendiğinde, köşelerindeki destekler gözlemlenebilmektedir. Eğer NASA’daki bilim adamları bu bulguların ne anlama geldiğini açıklasalardı, belki de detaylar hakkında bu kadar çok teori üretilmeyecek ve gerçekler tartışılacaktı. Fakat NASA, Cydonia bölgesi hakkında hala sessizliğini korumaktadır.
Richard Hoagland’ın “Mars’ın Anıtları” adlı kitabının önsözünde araştırmacı Richard Grossinger, Mars’taki bu keşfin zamanlılığına ve dünya üzerindeki etkisine ışık tutmaktadır: “Richard Hoagland, bizi Yüz’ün varlığını kabul etmemeye iten şeyin korku ve ilgisizlik olduğuna inanıyor. Onun doğal mı yoksa yapay mı olduğu hakkında bile tartışmak istemiyoruz. Doğamızdaki birşeyler kendimizle bu şekilde yüzleşmemize izin vermiyor; sonuçta bunun yansımaları Batı biliminin katı papazlığına ve Batılı din yetkililerine zarar verebilir. Eğer Mars’ta bir insan yüzü varsa, bu alışılmış herşeyi silip süpürebilir. Mars’ta bir yüz bulunması, insanlık tarihinin bu noktasında ve varolan bunalımların ortasında o kadar beklenmeyen bir şeydir ki, bunun varlığının onaylanması önümüzde yepyeni yollar açacaktır.” Grossinger’in bu yorumu hem Cydonia fenomeninin insan ruhu üzerindeki etkisini yakalayışı bakımından, hem de bunun dini düşünce kurumları için ne anlama geldiğini anlatması bakımından oldukça dikkat çekicidir.
Cydonia bölgesi hakkında açıklama yapmasa da Mars’a olan ilgisini kaybetmeyen NASA, 2005’te Mars’a yeni bir uydunun gönderileceğini ve bu uydunun çözünülürlüğü Surveyor’dan oldukça yüksek bir kamera taşıyacağını duyurmuştur. Her ne kadar 2005’teki bu gelişmenin bize çok şey öğreteceği bir gerçekse de, Cydonia bölgesindeki yapıların doğal mı yoksa yapay mı olduğu kesin olarak ancak astronotların Mars’a ayak basmasıyla anlaşılabilecektir.
Mars üzerinde uzaylılar tarafından inşa edilmiş yapıların bulunması ihtimali bilim tarihi için bir dönüm noktasıdır. Mars üzerinde –zeki ya da mikrobiyal- bir yaşamın varlığı hala kesin olarak kanıtlanamamakla birlikte, hiç de uzak olmayan bu olasılık insanoğlunu büyülemeye devam etmektedir.
06 Eyl Pzr 2009 13:23
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
MARS'TA DONMUŞ BUZ KÜTLELERİ BULUNDU
MARS'TA DONMUŞ BUZ KÜTLELERİ BULUNDU
Bilim adamları, Mars yüzeyinin hemen altında, donmuş bir denize ait olduğu düşünülen buz kütleleri keşfetti.
İngiliz New Scientist Dergisi'nin haberine göre, Avrupa Uzay Dairesi'nin Mars'a gönderdiği, 'Mars Express' uzay aracı, kızıl gezegenin Ekvator bölgesinde bulunan buz kütlelerinin fotoğraflarını gönderdi.
900 kilometrelik buz denizi
Bilim adamları, bölgede eskiden 900 kilometre uzunluğunda bir buz denizi bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi.
'Mars Express'in gönderdiği görüntülerde, buzların birkaç santimetrelik volkanik kül tabakasıyla kaplanarak korunduğu ve erimediğinin tespit edildiği anlaşıldı.
Daha önce de gezegenin kutup bölgesinde buz kalıntılarına rastlanmıştı.
Mars'tan ilk görüntü VİDEO
NASA'nın aylar önce fırlattığı Anka Kuşu isimli aaracı Mars'a başarıyla indi. İşte ilk görüntüler VİDEO
NASA 4 yıl aradan sonra Kızıl Gezegen Mars"a yeni bir uzay aracını başarıyla indirdi.
Phoenix, hava yastığı kullanmadan mekiklerdeki gibi roketlerle yumuşak iniş yaptı. Böyle insanlı yolculuğun önü açıldı
Araç, 90 gün boyunca buz ve toprak kütlelerini inceleyip Mars"ta mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak.
Atmosfere 20 bin kilometre hızla girdi
Geçen Ağustos"ta yola çıkan ve 296 gün süren (yaklaşık 10 ay) yolculuğun ardından Mars"a ulaşan Phoenix, Dünya ila Ay arasındaki mesafenin 1851 katı kadar yol katetti. 711 milyon kilometrelik yolculuk sonrası dün Türkiye saati ile sabah 02.37"de Mars atmosferine girdi. Bu sırada saatteki hızı 20 bin kilometreye ulaştı. California"daki NASA Üssü"nde nefesler tutuldu. Çünkü Dünya-Mars arasındaki uzaklık nedeniyle merkezden verilen bir komut araca ancak 15 dakika sonra ulaşabilecekti.
7 dakika içinde hızı 8 kilometreye düştü
Pasedena"daki Jet Deneme Üssü"ndeki bilimadamları 14 dakika süren inişi “tüm yolculuğun en zor kısmı” diye niteledi. Adı “Anka Kuşu” anlamana gelen Phoenix aracı önce kalkanını açtı. Havada adeta yanmaya başladı. Derken yavaş yavaş hız kesti. Sonra yanmaz malzemeden yapılmış paraşütler devreye girdi. Son yedi dakikada da itici roketler çalıştı. Ve araçın hızını 8 kilometreye kadar düşürdü. Phoenix kuş kadar hafif bir şekilde yere inmeyi başardı.
İniş yeri sadece dört santimetre saptı
İniş sonrası sürtünme nedeniyle aracın sıcaklığı 1426 dereceydi. İniş tahmin edilenden de başarılıydı. Araç belirlenen noktadan sadece dört santimetre saparak Mars"ın Kuzey Kutbu"ndaki Yeşil Vadi adı verilen geniş düzlükte yerini aldı. Phoenix, 1976"daki Viking uzay aralarının inişinden 32 yıl sonra Mars"a hava yastığı yerine roketlerle inen ilk araç oldu. Böylece insanlı uçuşlar için önemli bir adım atılmış oldu.
İki saat sonra 48 kare fotoğraf geçti
Phoenix inişten bir dakika sonra dünyaya sinyal göndermeye verdi. Pillerindeki tüm enerjiyi beş metre uzunluğundaki güneş panellerini açmak için harcadı. İki saat sonra da dünyaya ilk kareleri göndermeye başladı. İlk fotoğraflarda aracın küçük kayaların arasında Mars yüzeyine basmış bacaklarından biri ile ufuk çizgisinin görüntüleri yer aldı. Araç iki saat içinde toplam 48 kare geçti.
Toprağın altındaki buzu inceleyecek
Uzay aracı, kutapta rüzgarın hızı, nem miktarı, sıcaklık gibi verileri ölçecek. Ama asıl görevi, zeminin 1 metre kadar altında bulunan buzul kütlesini incelemek. Öncelikle çevresinden taş ve kaya parçaları toplayarak Mars yüzeyinde bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan Phoenix daha sonra kepçesiyle toprağı kazacak. Buzdan örnekler alacak. Su kütlelerini analiz edecek. İçinde hayatın yapı taşları olan Carbon ve Hidrojen atomları olup olmadığına bakacak. Bir zamanlar yüzeyinde su olduğu sanılan Mars"ta canlı hayat varsa, şimdi bu canlıların buzulların arasına sıkışmış olduğu düşünülüyor. Mars"ın diğer bölgelerine indirilen robot araçların incelediği kayalarda hayata dair iz bulunamamıştı.
420 milyon $"lık proje
Phoenix"in ağırlığı 350 kilo... Bunun 25 kilosunu laboratuvar gereçleri oluşturuyor. 420 milyon dolara mal olan araç enerjisini, genişliği 1.5, uzunluğu ise 5 metre olan iki güneş paneliyle sağlıyor. Yerden yüksekliği ise 2 metre. Üzerinde bulunan kamera yüksek kalitede üç boyutlu görüntüler elde ediyor. Diğer araçların aksine yerinde sabit.
Mars’ın Camdan Yapılma Tüp Geçitleri
Marsın yer altında yaşam olduğu sanılıyor, bu gözlemler yer yüzünde çekilen fotoğrafları kanıtlamaktadır.
Richard Hoagland tarafından keşfedilen bu camdan yapıldığı anlaşılan tüp tüneller Mars Gezegeninin şu anda en önemli sırrı olarak kabul edilmektedir. Kayaların arasında gezegenin iç kesimlerine doğru inen bu tünellerin ne amaçla kullanıldığı bilinmemektedir. Bilinen tek şey bunların kesilikle bir yer yüzü biçimlendirmesi yani doğal bir yapı olmadıklarıdır. Nitekim bir çok fotoğrafta görülen ve yüzeyin hemen yakınından geçip aşağılara inen bu tüp geçilerin tüm gezegeni kuşattığnı söylemek yanlış olamayacaktır. Peki bu tünellerin yapım amacı nedir?
NASA tarafından bu tüplerin aslında lav püskürmeleri sırasında oluşmuş yapı bozulmaları olduğu iddia edilmekteyse de, tünellerin biçimleri, düzgün hatlar üzerinde gitmeleri ve bulundukları yerlerin özellikleri göz önüne alındığında gariplikleri hemen anlaşılmaktadır. Nitekim yazının baş kısmında ressam John Bejko’nun bir çalışması görülmektedir. Çalışmanın çiziminde NASA’nın Mars Çekimleri esas alımıştır.
06 Eyl Pzr 2009 13:26
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
Mars'ta yüzeyin altında tuzlu su havuzları
Mars'ta yüzeyin altinda tuzlu su havuzlari
Bilim adamlari, Mars yüzeyinin hemen altinda tuzlu su havuzlari olabilecegine inaniyor.
Arastirmacilar, bundan önce Kizil Gezegen'deki çok düsük sicakliktan ve atmosferik basinçtan ötürü suyun büyük çapta buz veya buhar seklinde olabilecegini düsünüyordu.
ABD'nin Texas eyaleti Houston kentinde düzenlenen 40. Ay ve Gezegenler Bilimi Konferansinda sunulan, NASA'nin Mars'taki Phoenix uzay aracinin toprakta, suyu sifirin altinda 70 derecede sivi halde tutabilecek yakici "perklorat tuzunun" varligini ortaya çikaran arastirma, bilim adamlarinin düsüncelerini degistirdi.
Konferansta sunulan bu görüsü tartismaya baslayan bilim adamlari, tuz odalarinin toprak buzla karsilikli etkilesime girince olustugu olasiligini degerlendiriyor.
ABD'deki toplantida, 25 Mayis 2008'te Mars'in kuzey düzlüklerine inen Phoenix uzay aracinin elde ettigi ilk bilimsel sonuçlarin bazilari sunuldu.
Bilim adamlari, Mars'in topraginda incelemelerde bulunan Phoenix adli robot uzay aracinin, kimyasal olarak aktif ve son derece yakici bir tuz olarak bilinen "perklorat" maddesinin bulundugunu ortaya çikarmasiyla, Kizil Gezegen topraginda hayatin olusumunun daha önce inanilandan daha az elverisli oldugunu düsünmeye baslamisti.
Bu madde, Dünya'da hem dogal halde, hem de insan yapisi bir zehirleyici madde olarak, bazen toprakta ve yer üstü sularinda bulunuyor. Kati roket yakitinin ana maddesini olusturan bu maddenin, havai fiseklerde ve diger patlayici maddelerde kullanilmasi ise ayri bir dikkat çekici nokta olarak görülüyor.
Mars'ın sırrı bu gölde
Mars'ta kesin kanıtları bulunan 3.4 milyar yıllık göl, kızıl gezegenin geçmişine ışık tutması bekleniyor.
Amerikalı bilim adamları, Mars’ta eski bir gölün tartışmasız kanıtlarını buldu. Colorado Üniversitesi uzmanları, göl yatağının kıyı şeridi ve derinliğine dair kesin kanıtlar keşfetti. 3,4 milyar yaşındaki gölün Kızıl Gezegen'deki yaşam izlerinin bulunmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Araştırmanın başında yer alan Doçent Gaetano Di Achille, 3,4 milyar yaşında olduğu tahmin edilen gölün 200 kilometrekareyi aşkın bir alanı kapladığını ve derinliğinin 450 metre civarında olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, eski Mars gölünün büyüklüğünün ABD ile Kanada sınırındaki Champlain Gölü kadar olduğunu kaydetti.
Eski göle dair kanıtların, geniş bir deltaya, inişli çıkışlı tepe silsilelerine ve dalgaların arkalarında bıraktığı izlerden oluşan geniş bir kıyı şeridi olduğunu belirten Di Achille, “Bunlar Mars yüzeyinde kıyı şeridine dair ilk tartışmasız bulgular. Kıyı şeridinin tanımlanması ve buna eşlik eden jeolojik bulgular, 3,4 milyar yıl önce oluştuğu ortaya çıkan gölün bize büyüklüğünü ve hacmini hesaplama olanağı sağlıyor” dedi.
Mars’ın yörüngesindeki NASA’nın Mars Reconnaissance Orbiter (MRO) aracının yüksek çözünürlüklü “High Resolution Imaging Science Experiment” veya HiRISE adlı çok güçlü kamerasıyla çekilen görüntüler kullanılarak yapılan gözlem, Amerikan Fizik Birliği’nin Geophysical Research Letters adlı yayın organında yayımlandı.
06 Eyl Pzr 2009 13:27
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
NASA'dan "Mars`ta su" fotoğrafları
NASA'dan "Mars`ta su" fotoğrafları
Mars Phoenix Lander uzay aracının çektiği görüntülerde birkaç damla su görülürken, Michigan Üniversitesi'nden Nilton Renno, bu damlaların çok düşük sıcaklık ve aşırı basıncın bulunduğu, suyun ancak buz veya buhar şeklinde bulunabileceği Kızıl Gezegen'de kendiliğinden olamayacağını belirtti.
Phoenix'in iniş yaptığı yerde gezegenin ısısı eksi 140 ve eksi 20 santigrat derece arasında bulunuyor.
Bilim adamları, damlaların uzay aracının inişi sırasında roketlerden gelen sıcaklığın gezegenin yüzey katmanına sıkışmış buz tabakasını eritmesi sonucu oluştuğunu düşünüyor.
Daha yakından bakarsak;
Opportunity ve Spirit çalışıyor
Öte yandan Mars'a sadece üç aylığına gönderilen ancak 5 yılı aşkın süredir görev başında bulunan ikiz robotlar Opportunity ve Spirit, tüm zor koşullara rağmen bilimsel çalışmalarını sürdürüyor.
İnternet sitesi "space.com"da yer alan, robotlardan Opportunity'nin panoramik kamerasıyla çekerek gönderdiği son fotoğrafta, hedefi, 22 kilometre çapındaki dev Endeavour Krateri ufukta görünüyor.
Robotların bilimsel aygıtlarının sorumlusu Cornell Üniversitesi'nden Steve Squyres, dev kratere şu anda kuş uçuşu 12 kilometre uzaklıkta bulunan Opportunity'nin güzergahı üzerinde zaman zaman mola vererek, Mars toprağında bilimsel araştırmalar yapacağını belirtti.
Geçen ağustosta 2 yıl incelediği 3,2 kilometre çapındaki Victoria Krateri'nden başarıyla tırmanarak düzlüğe çıkan Opportunity, ilerleyişi sırasında vereceği molalarda, normalden fazla elektrik akımı çeken sağ ön tekerleğini de dinlendirme olanağı bulacak. Bu yöntem robotun daha önce tekerleklerinde çıkan bazı arızaların giderilmesinde yardımcı olmuştu.
Opportunity'nin Mars'ın diğer yüzündeki ikizi Spirit de zor bir güzergahta ilerleyişini ve bilimsel çalışmalarını sürdürüyor.
Programın yöneticileri, "Home Plate" adını verdikleri bir düzlükte ilerlemekte olan ve sağ ön tekerleği 2006'dan beri çalışmayan Spirit'in bazı tepeleri tırmanamaması üzerine yeni bir güzergah belirledi.
06 Eyl Pzr 2009 13:27
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
Haritalama Orbit gelen Mars Yeni Mars Kamera İlk Görüntü
Haritalama Orbit gelen Mars Yeni Mars Kamera İlk Görüntü
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum!
İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum!
İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ
NASA'nın Mars Reconnaissance Orbiter üzerine yüksek çözünürlüklü kamera haritalama yörüngede, tam çözünürlükte yeteneği göstererek, 29 Eylül 2006 tarihinde Mars'ın ilk görüntüsü ele geçirdi.
Resim: NASA / JPL / UA
06 Eyl Pzr 2009 13:28
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
Mars Phoenix's Pozisyon
Mars Phoenix's Pozisyon
Bu animasyon bir yörünge görünümü yukarı Olympus Mons, güneş sistemindeki en yüksek yanardağ, kimden NASA'nın Phoenix Mars Lander bir konuma Mars'ın kuzey kutup ulaştığında da süpürme gösterir. Animasyon ardından düz arazide nereye Phoenix 25 Mayıs 2008 'çekildi.
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum!
06 Eyl Pzr 2009 13:29
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
Midnight Sun Mars
Midnight Sun Mars
bu görüntüler marstan çekilmiştir. Sırasyıla giden kutup yıldızları gözlenmektedir.
Fotoğraf 20 temmuz 2008' tarihinde çekilmiştir
Resim: NASA / JPL-Caltech / Arizona Üniversitesi / Texas A & M Üniversitesi'nden alınmıştır.
Tam çözünülürlük için
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum!
06 Eyl Pzr 2009 13:29
CONNAISSANCES Kayıtlı Üye
Kayıt: 29 Ağu 2009 Mesajlar: 979 Konum: Bilgi
Mars yüzeyinde Hz. İsa sureti iddiası
Mars yüzeyinde Hz. İsa sureti iddiası
Amerikan uzay ajansı NASA'nın Mars'a ait son yayımladığı görüntülerde Hz İsa'nın suretinin görüldüğü ileri sürüldü.
Bu son benzetmeyle Kızıl Gezegen; peynirli tost, bebek ultrason görüntüsü, kraker ve çikolata parçasından sonra Hz İsa ve Meryem Ana'nın yüzünün görüldüğü iddia edilen yerler listesine girdi.
İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, görüntü, NASA'nın Kızıl Gezegen'in yörüngesindeki Mars Yörünge Kaşifi (Mars Reconnaissance Orbiter-MRO) kameraları tarafından 3 Ağustosta çekildi ve yeni yayımlandı.
"Eğer doğru açıdan bakılırsa ve insan kendisini inandırırsa, fotoğrafta Hz İsa'nın yüzünün ve cübbeli halinin görülebildiğini" yazan gazeteye göre, ilginç görüntünün, Mars'ın güneyindeki Hale kraterinin köşesine yakın bir yerde suyun açtığı oluklarla oluştuğu sanılıyor.
Gazete, bu görüntünün de geçmişteki örneklerde olduğu gibi kazançlı bir keşif olup olmayacağının merak edildiğini yazarken, 2004'te üzerinde Meryem Ana'ya benzerliğiyle ilişki kurulan 10 yıllık bir peynirli tostun internette yaklaşık 15 bin sterline (35 bin TL) satıldığını ve tosttaki görüntüye benzeyen baskıların bulunduğu yüzlerce tişörtün üretildiğini anımsattı.
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız